TÜRK EĞİTİM SEN’DEN 657 TEPKİSİ

TÜRK Eğitim-Sen Gazipaşa Temsilcisi Ali Tan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun değiştirilmesine ilişkin bir açıklama yaptı. Tan açıklamasında şunları dile getirdi; “Memurun İş Güvencesi’ni alanlar mesaisini ülkenin yeniden yaşanabilir hale gelmesi için harcamalı. Öncelikle 101 yıl önce bu günlerde vatan için yollara düşmüş anadan, yardan, serden geçip ölümü donduran Sarıkamış Şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Öte yandan bölücü terör örgütü PKK tarafından kahpece şehit edilen güvenlik güçlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad mekanları cennet olsun. Bize emanet olan kederli ailelerine de sabırlar diliyorum. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen hep sorumluluğunun bilincinde olmuş ve zamanında açılım, çözüm vb. adlarla anılan bu sürecin ülkeyi felakete sürükleyeceğini haykırmıştır. Genel Başkanımızdan üyelerimize varana dek her kademedeki arkadaşımız elinden geldiğince her ortamda bu sürecin tehlikelerini anlatmıştır bu yüzden birçok arkadaşımız akil insan denen zatların konuştuğu salonlardan polis zoruyla çıkarılmıştır. Sinop şube başkanımız Turgay Şen Bey akil adamların toplantı yaptığı salonda onlara bir öneride bulunmuştur; ‘Siz 63 akil adam bizleri (75 milyonu) teröre razı olmaya ikna etmek yerine gidin dağdaki 3-5 bin teröristi ikna edin gidin öğretmeni asan, imamı öldüren, şantiyeleri yakanları barışa ikna edin’ Bunların hiç biri dikkate alınmamış ve bu günkü vahim durum ortaya çıkmıştır. Hal böyleyken yetkililer işi gücü bırakmış, gözünü memurun iş güvencesine (657 D.M.K.) dikmiş vaziyettedir. Sanki memleketin hiçbir sorunu yok ‘Nasıl olur da yeni sorun çıkarırım?’ dercesine tavırlar sergilenmekte ve sözler sarf edilmektedir. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Sayın İsmail Koncuk Bey bu konuda yetkilileri şu sözlerle uyarmıştır; ‘Ülkemiz hem içte hem de dış politikada büyük problemler yaşamaktadır. Böylesi bir ortamda bir de memurun iş güvencesiyle oynayarak kamu çalışanlarını sokağa dökmeyin, yeni problemlere neden olmayın. İş güvencemize sahip çıkmak için iş bıraktığımızda, eylemler mitingler yaptığımızda kimse bu memurlara ne oluyor demesin. Buradan hareketle memurun iş güvencesini (aşını, ekmeğini, ailesinin rızkını, çocuğunun harçlığını,  kalem defter parasını) hedef alanlar, enerjilerini ve mesailerini ülkemizin yeniden yaşanabilir hale gelmesi için harcamalıdır. Biz devletin memuru olarak kalmakta ve devletimize şevkle, canla, başla hizmet etmekte kararlıyız. Kendinize emir eri, kul ya da köle arıyorsanız bilin ki yanlış yoldasınız’